Turgay ÖZBEK - DÜNYA HALİ
  Güncelleme: 28-11-2021 20:25:00   04-10-2021 14:15:00

En "baskın" ekonomi hangisi?

            Dünyanın en "baskın" ekonomisi artık Çin; 2019 yılına kadar ABD idi.

            Washington'daki bir düşünce kuruluşu olan Peterson Institute for International Economics'den Arvind Subramanian 2010 yılında yayınladığı "Eclipse" adlı kitabında, bunun böyle olacağını on yıl öncesinden öngörmüş. Arvind Subramanian bir ülkenin ekonomisinin "baskın"lığını ölçmek için bir endeks geliştirmiş. Üç parametre kullanıyor: Ülkenin dünya ticaretindeki payı, net sermaye ihracı ve Milli Gelir. Kullandığı ağırlıklar, IMF'in üyelerinin oy oranlarını hesaplamakta kullandığı ağırlıklar. Bu yolla her ülkenin "dünyanın ekonomik gücü"ndeki payını hesaplıyor; bu da ülke ekonomisinin "baskın"lığının ölçüsü. Subramanian endek hesaplamalarını tarihi verilerle test etmiş; endeksler İngiltere'nin, 1870'lerdeki ekonomik hegemonyasını, 1913'de Almanya ile rekabetini, on yıl sonra da ABD'nin gölgesinde kalmasını doğru yansıtmış. 2010 yılında ABD'nin payı %13, Çin'inki %11 iken, Subramanian kullandığı parametrelerin tahminleri üzerinden yaptığı endeks hesaplamalarına dayanarak Çin'in on yıl sonra ABD'ni geçeceğini yazmış kitabında.

            Ve, yıl 2020; ABD'nin "dünyanın ekonomik gücü"ndeki payı on yılda %1 artarak %14 olurken Çin'inki %5 artışla %16'ya çıkmış. Yani, dünyanın en "baskın" ekonomisi artık Çin. Durumun gelişimi ekli grafikte görülebilir.

            Diğer yandan, dünyanın açık ara en "baskın" askeri gücü, ABD; dünyada en fazla askeri harcama (kendinden sonra gelen onbeş ülkenin askeri harcamalarının toplamından daha fazla harcama) yapan bir ülke ABD. ABD'nin ekonomik olarak ikinciliğe düşmesi, Çin ile arasındaki gerilimi daha da arttıracaktır. Kısa bir aradan sonra dünya tekrar iki kutuplu hale gelmekte.

            Bu hesaplamaların işaret ettiği bir diğer husus ta ABD ile Çin'in "dünyanın ekonomik gücü"ndeki birleşik paylarının son on yılda %24'ten %30'a çıkmış olması. "Küreselleşme" ile dünya maalesef küçük ülkelerin giderek önemsizleştiği bir hale gelmekte. Küçük ülkeler, dış yatırımlar ve özelleştirmeler ile "mülksüzleşme", eğitimli genç beyinlerin gelişmiş ülkelere göçü ile de "beyinsizleşme" sarmalına girmiş durumdalar. Dünya sanki göçülesi "küresel şehir"ler ile kaçılası "küresel köy"lerden müteşekkil olma yolunda ilerliyor. Bakalım yıllar bize neler getirecek?

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI