ilansitesi.net

Rusya ve NATO karşı karşıya: Ukrayna müzakerelerinde çözüm çıkmadı!

Trans Atlantik müttefikleri Rusya’nın NATO’nun genişlemesini durdurma çağrısını reddederken Rus temsilciler ise diplomasinin bir 'çıkmaz'a ulaşmadığını belirtti.
 Tarih: 18-01-2022 21:00:00   Güncelleme: 18-01-2022 22:00:00
Rusya ve NATO karşı karşıya: Ukrayna müzakerelerinde çözüm çıkmadı!

Rus temsilciler ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) temsilcileri arasında bu hafta Cenevre, Brüksel ve Viyana’da üç tur müzakereler gerçekleşti. Bu müzakerelerin odak noktası ise Rusya-Ukrayna sınırında yaşanan gelişmelerdi. Sonuç olarak Trans Atlantik müttefikleri Rusya’nın NATO’nun genişlemesini durdurma çağrısını reddederken Rus temsilciler ise diplomasinin bir “çıkmaz”a ulaşmadığını belirtti.

İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. İlyas Topsakal, "NATO-Rusya görüşmelerinin etkileri ve perspektifi" başlıklı analizinde, "NATO-Rusya Konseyi 12 Ocak 2022 itibarıyla son iki buçuk yıl içerisinde ilk defa Brüksel’de toplanarak tarafların birikmiş meseleleri üzerine müzakereler gerçekleştirdi. Müzakerelerin en önemli konulardan biri Vladimir Putin ile Joe Biden görüşmesinde ele alınan iki tarafın kırmızı çizgileriydi. Görüşmelerde Moskova yönetiminin üzerinde durduğu mesele NATO’nun doğu yönüne genişlemesi ve stratejik saldırı silahlarını Rusya’nın batı sınırına yakın stratejik noktalara yerleştirmesiydi. Zira bu hattın Romanya, Polonya ve Bulgaristan ile, kuzeyde geleneksel olarak Finlandiya ile, sonradan güneyde Yunanistan üsleriyle ve arkada ise Batı Avrupa’nın geleneksel destek gruplarıyla ileri itilmesi Rusya’nın algıladığı en büyük tehdit olarak görülüyor." açıklamasında bulundu.

Global News: Kanada Ukrayna'ya özel kuvvetlerini yerleştiriyor

Topsakal, aslında meselenin geçmişinin Sovyet dönemine kadar uzandığını vurgulayarak, "1992’de Moskova, Washington yönetiminden NATO’nun doğuya genişlememesinin özellikle Ukrayna ve Gürcistan’ın İttifak üyesi olmamasının yazılı garantilerini istemişti. Nihayet geçmişten günümüze her iki devlet diplomatik kanallarıyla isteklerini son iki yıla kadar birbirlerine her fırsatta ve ortamda iletmeyi bir strateji olarak gördüler ve devam ettirdiler. Aynı zamanda ABD ve NATO da Rusya’nın hassas olan bölgelere yakın –yani Ukrayna ve Polonya’nın tehdit olarak gördükleri alanda– askeri tatbikatlar gerçekleştirmesini ve yeni silahları bölgeye sevk etmesini güvenlik alanına yönelik tehdit olarak algılayarak buna karşı yaptırımlar silsilesini devreye sokuyordu." dedi.

İlyas Topsakal'ın değerlendirmelerinden öne çıkan başlıklar şöyle:

RUSYA'NIN KIRMIZI ÇİZGİLERİ

"Bu süreç içinde iki tarafın müzakerelerinde karma heyetler görev yapmış ve genel olarak Dışişleri ve Savunma bakanlıkları yetkilileri bu görevi üstlenmiştir. Bu hafta yapılan müzakerelerde Rusya’yı Aleksandr Gruşko ve Aleksandr Fomin temsil ettiler. NATO ise bu görüşmelerde Genel Sekreter Jens Stoltenberg ve otuz üye ülkenin temsilcileriyle yer aldı. Görüşmelerden sonra ilgili yetkililerden sızan bilgilere göre Rusya’nın kırmızı çizgileri olan Karadeniz ve Doğu Avrupa’daki genişleme hariç bütün önemsiz konularda bir mutabakat olmasına rağmen Moskova yönetiminin kırmızı çizgileri konusunda ise herhangi bir ilerleme sağlanamadı. Bunun üzerine Rus yetkililer de Doğu Avrupa’ya yönelik askeri tatbikatların ve özellikle stratejik öneme sahip süpersonik füzelerin konuşlandırmaya devam edeceği iddiasını yineledi.

RUSYA'DAN KÜBA VE VENEZUELA HAMLESİ

Rus yetkililer bu yeni durumun caydırıcılık politikasına uygun olduğunu belirterek bu çerçevede yeni silahların Küba, Venezuela gibi ABD’ye yakın çevreye de yayacağının sinyallerini verdi. Bu yeni politika Rusya Devlet Başkanı Putin’in “Eğer NATO ülkeleri sınırlarımızda stratejik silahları yerleştirmeye devam ederse biz süpersonik füzelerimizi hazır hale getirmek mecburiyetinde kalacağız” ifadesiyle en üst makamda dile getirildi.

Gerginlikleri azaltma müzakerelerinin Viyana’daki üçüncü etabı 13 Ocak’ta AGİT kapsamında gerçekleşti. İki taraf karşılıklı stratejik konularda anlaşamayınca Rusya’nın AGİT temsilcisi Lukaşeviç ülkesinin güvenlik garantileri konusunda son derece ciddi olduğunu açıklarken ABD’li mevkidaşı ise süreci “şantaj” olarak belirtti. Sonuç olarak taraflar büyük umutlarla başlayan müzakerelerde hiçbir ilerleme kaydedemedi ancak müzakereler Rusya’nın NATO’ya karşı güvenlik stratejisini güncellemesine neden oldu. Bu bağlamda 2010’dan itibaren Rusya’nın güvenlik doktrininde Doğu Avrupa ve NATO tehdidi birinci sırada yer almakta ve İttifak’ın genişlemesine karşı yeni tedbirleri içermektedir.

Bu çerçeve NATO ve ABD başta olmak üzere Batı karşısında Rusya’nın aldığı yeni pozisyon ve bu pozisyonda Türkiye’nin üsteleneceği rol gelecekte bölgemizi ve ülkemizi ilgilendiren en önemli güvenlik sorunu olarak görülebilir. Bu nedenle ülkemizin askeri ve güvenlik uzmanları bu rolün çerçevesini çizmek için düşünceler üretmekte, zaman ve şartlara göre Türk-Rus ilişkilerinde meseleye göre anında çözümler üretmektedir. Türkiye ve Rusya’nın devlet başkanlarının kurdukları anlık iletişimler ve karşılıklı sergiledikleri iyi niyetli tavırlar liderlik diplomasisi açısından büyük bir başarı olarak görülmekte ve iki ülke silah laboratuvarına dönen Doğu Avrupa, Ortadoğu, Akdeniz ve Karadeniz’deki süreci başarıyla yürütmektedir. Türkiye’nin merkez olarak milli menfaatleri çerçevesinde oluşturduğu bu yeni konsept, Soğuk Savaş stratejileri perspektifine sahip birçok düşünür tarafından da eleştirilebilmektedir. Yeni dönemin çıktıları olarak güneyde yapılan üç büyük sınır ötesi operasyon ve Astana süreci sonunda bölgedeki savaşın durması, Karabağ meselesinin büyük bir başarıyla halledilmesi, Doğu Akdeniz’de hem sert güç hem de yumuşak güç unsurlarının kullanılması ve Karadeniz’de NATO-Rusya dengesinin sağlanması Türkiye’nin diplomatik ve üstün harekat kabiliyetine bağlı kuvvetiyle mümkün olmuştur. Türkiye’nin başarısı yeni güvenlik stratejileri uygulanırken ortadadır.

TÜRKİYE İLE RUSYA İLİŞKİLERİ OLUMSUZ ETKİLECEK 

Sonuç olarak NATO ile Rusya’nın yeniden sert bir rekabete girmesinin İttifak’ın bölgedeki en büyük askeri gücü olan Türkiye’nin Rusya ile mevcut ilişkilerini olumsuz yönde etkilemesi mümkündür. Ancak son on yılda Türkiye kazandığı güven, istikrar ve idaresiyle bu ilişkileri yönetmekte zorlanmayacağı gibi ortaya çıkabilecek olası problemli alanları her iki devlet açısından olumluya çevirmeyi de başaracaktır."

İngiltere, Ukrayna'ya savunma silahları verecek

Poroşenko mahkemede uyuyakaldı

Polonya sınırında savaş hazırlığı: Ruslar Belarus'a girdi!

TÜM GÖRÜŞMELER SONUÇSUZ KALDI!

Uzman Mehmet Çağatay Güler ise Rusya-Ukrayna krizi: Diplomatik görüşmenin sonuçları" başlıklı analizinde, "Rusya-Ukrayna krizine dair Cenevre ve Brüksel’de gerçekleşen Rusya-ABD, Rusya-NATO ve Rusya-AGİT görüşmelerinin tümü sonuçsuz kalmıştır. Rusya’nın NATO ve ABD’ye sunduğu güvenlik taslağına ve talep ettiği bağlayıcı garantilere baktığımızda görüşmelerin sonuçsuz kalmasının şaşırtıcı olmadığını söyleyebilirim. Ne NATO ne de ABD üzerlerinde Rusya’nın tahakküm kurmasına izin vermeyecektir. Ukrayna’nın NATO’ya alınmaması, İttifak’ın doğuya doğru daha fazla genişlememesi, Rus sınırlarına ve yakın bölgelere NATO asker ve silahlarının konuşlandırılmaması ve son olarak NATO’nun 1997 öncesi sınırlarına çekilmesine dair garanti verilirse bu her şeyden önce Avrupa güvenlik mimarisinin bütünüyle değişmesi ve Soğuk Savaş sonrası kurulan düzenin temelden etkilenmesi anlamına gelecektir. Bu durum aynı zamanda Rusya’nın küresel statüsünü ve nüfuz alanını tahkim ederken ABD, NATO ve Avrupa kurumlarının ise ciddi derecede güvenilirlik ve güç kaybına uğramasına yol açacaktır. Bahse konu kurumların varlıkları, konumları ve genel itibarıyla Batı’nın statüsü de tartışılmaya başlanacaktır." değerlendirmelerde bulundu.

"Dolayısıyla söz konusu garantilerin kabul edilmesi en başından beri mümkün görünmemekteydi ve bu noktada iki argüman ön plana çıkmaktaydı" diyen Güler, "Birincisi Rusya’nın söz konusu güvenlik taslaklarını kabul edilemez bir tarzda hazırlayarak Ukrayna’ya yönelik operasyonunu meşru zemine oturtması. İkincisi Moskova yönetimi tarafından pazarlık payı çok yüksekten açılarak en azından Ukrayna’nın NATO üyeliğinin ve NATO karakolu haline gelmesinin önlenmesi. Fakat gelinen noktada hiçbir şekilde ortak paydada buluşulamadığını görmekteyiz. Bu durum ise NATO ve Batı ülkeleri için bir dilemma/ikilem oluştururken ya Moskova yönetimine istediği verilerek büyük bir siyasi maliyete katlanılacak ya da Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesine tanıklık edilecek ve ciddi bir güvenlik maliyetine katlanılacaktır. Bununla beraber Rusya caydırılamadığı takdirde NATO’nun etkinliği ve statüsü de tartışma konusu haline gelecektir." açıklamasında bulundu.

Rusya'dan Ukrayna sınırında görülmemiş hazırlık!

EN GÜÇLÜ SENARYO RUSYA'NIN UKRAYNA'YA ASGERİ HAREKATI

Güler, "Cenevre ve Brüksel’deki görüşmeler esnasında sahadaki gelişmelere baktığımızda Rusya’nın tahkimatını daha da artırdığı, lojistik desteğini sürdürdüğü ve açık istihbarat kaynaklarına göre harekatı destekleyecek Doğu Askeri Bölgesi’nden Batı Askeri Bölgesi’ne askerlerini kaydırdığı görülmektedir. Görüşmelerin sonuçsuz kaldığı ve devamına yönelik bir irade konulmadığı durumda ilerleyen dönemde karşımıza çıkabilecek senaryoların en başında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatı gelmektedir." dedi.

"İlk olarak sahadaki mevcut yığınak geniş çaplı bir işgal girişimini lojistik olarak mümkün kılmamaktadır." diyen Güler, "Ayrıca böyle bir ihtimal Rusya için maliyetleri ciddi şekilde artıracağı gibi insani boyutta da elini zora sokacaktır. Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde şehir savaşına girilmesi düşük olasılıktadır. İkinci olarak ise ele geçirilmesi görece daha kolay, arazi şartları daha elverişli, lojistik olarak daha uygun ve maliyet olarak daha düşük olan lakin jeopolitik olarak büyük önem arz eden bazı bölgelere yönelik kısmi bir işgal gerçekleşmesidir. Bu sayede Kırım ve Donbas kara bağlantısının sağlanması, Kırım’ın su probleminin çözülmesi ve Azak Denizi’nde mutlak hakimiyet sağlanması hedefleniyor olabilir. Üçüncü ve son olarak ise harekatın yalnızca hava unsurları ile gerçekleştirilerek düşük maliyetle Ukrayna’da çok yüksek hasarlara yol açılmasıdır. Böylelikle ilk aşamada ciddi bir yıkım gerçekleştirilmesi, Ukrayna halkının direncinin bütünüyle kırılması, korku ve çaresizlik atmosferi oluşturulması hesaplanıyor olabilir. Bununla birlikte de Batı’ya “İstediğimizi vermediğiniz takdirde yapacaklarımızın başlangıcıdır” mesajı verilerek yani zorlayıcı diplomasiden etkili bir şekilde istifade edilerek kırmızı çizgilerin dayatılması planlanıyor olabilir. Bu senaryoların tümüne hazırlıklı olunması ve Rusya’yı caydırma hesapları yapılırken hiçbir ihtimalin atlanmaması elzemdir." ifadelerini kullandı.

UKRAYNAYA KARŞI RUS İŞGALİ YENİ BİR SEVİYEYE GELDİ

SETA Washington D.C. Koordinatörü Kadir Üstün., "Washington, Moskova’nın Ukrayna Hamlesine Karşılık Vermekte Zorlanıyor" başlıklı analizinde, "Washington yönetimi Moskova’nın 2014’te Kırım’ı Ukrayna’dan koparmasına karşı etkili bir karşılık geliştiremeyerek bu oldubittiyi zımnen kabullendi. Birçok uzmana göre o günden beri devam eden Ukrayna’ya karşı Rus işgalinin son haftalarda yeni bir seviyeye geldiğini görüyoruz. Putin, Donbas bölgesine yığdığı yüz bin civarında Rus askeriyle Batı’yla pazarlıkta el yükselterek masaya avantajlı oturmuş durumdadır. NATO’nun genişlemesine karşı yazılı bir taahhüt talep eden Putin, bu talebinin gerçekleşmeyeceğini biliyor ancak asıl hedefinin hem Batı ittifakı içinde yeni fay hatları oluşturmak hem de İttifak’ın genişlemesini fiili olarak durdurmak istiyor." değerlendirmelerinde bulundu.

Üstün, "Putin’in nihai hedefinin ne olduğu konusunda görüş ayrılıkları olsa da ABD’li uzmanların çoğunun Rusya’ya askeri anlamda bir karşılık verilmesi gerektiğini savunduğunu görmüyoruz. Ukrayna’nın NATO üyesi olmadığı ancak üyelik kararının da Rusya tarafından ipotek altına alınamayacağı, Rusya’ya yapılan ekonomik yaptırım tehdidinin caydırıcılığı, Moskova yönetimiyle gerçekleştirilen müzakerelerde kararlı bir tutum takınılması gibi konularda genel bir kanaat birliği olduğu söylenebilir. ABD yönetimi Rusya’yla askeri bir angajman istemiyor ve Ukrayna sınırına yapılan Rus askeri yığınağını geri çevirecek bir adım atacağa da benzemiyor." dedi.

RUSYA ENERJİ SİLAHINI ELİNDE TUTUYOR!

"Rusya’nın Ukrayna’da el yükselterek işgale girişmeden jeopolitik anlamda kazandığı yönündeki görüş de dikkat çekiyor." diyen Üstün, "Batı ittifakı NATO’nun genişlemesinden resmi olarak taviz vermeyecek ancak fiili anlamda Ukrayna’nın ittifaka dahil edilmesinin Rusya’nın vetosuna tabi olduğunu zımnen de olsa kabul edecek görünüyor. Rusya’nın Avrupa’ya karşı enerji silahını elinde tutması, Almanya’nın Ukrayna’ya sadece savunma amaçlı silah yardımını savunması ve Washington’ın da askeri çatışmaya gidecek bir yola gitmek istememesi Putin’in el yükseltmesini kolaylaştırıyor." açıklamasında bulundu.

Bu durumda Putin'in askeri çatışma ve işgale gerek kalmadan Ukrayna’nın Batı’ya daha da yakınlaşmasını engellemeyi başaracağını gördüğünü belirterek, "Ancak Washington’ın Avrupa’nın enerji güvenliğini daha fazla ciddiye alması, Ukrayna’ya maddi ve silah yardımını artırması ve ekonomik yaptırımları gündemine taşıması gibi sonuçları açısından Moskova’nın mevcut kazanımlarının maliyetsiz olmayacağını da unutmamak gerekiyor." dedi.

CENEVRE DİPLOMASİ TRAFİĞİNİN İLK DURAĞIYDI

Nişantaşı Üniversitesi'nden Prof. Dr. Vişne Korkmaz ise, "Avrupa’nın Rusya-Ukrayna krizine tepkisi" başlıklı analizinde, "Cenevre’de gerçekleşen ABD-Rusya stratejik diyaloğu aslında tüm hafta boyunca Batı ile Rusya arasında gerçekleşecek görüşme ve diplomasi trafiğinin ilk durağıydı." diyerek, "Bir başlangıç ve diğer görüşmelerin ruhu ile ilgili bir fikir vermesinin dışında bu diyalog birkaç nedenle önemliydi. Bilindiği üzere Rusya bir süredir çeşitli fay hatları üzerinden (Ukrayna, Beyaz Rusya, Batı Balkanlar vb.) Avrupa’nın istikrarını bozabileceğini gösteriyor. Ukrayna üzerinden ABD ve Rusya’nın birbirini sınadığı ve zaman zaman bu sınamaların tırmanan krizlere dönüştüğü biliniyor. Avrupalılar için bu tür bir kriz ve tırmanma durumu ise istikrar bozucu bir etkendir. Avrupalıların halen stratejik otonomi tartışmasını sürdürdüğü, dış politika ve güvenlik meselelerinde Birlik içerisinde görüş birliğinin her daim sağlanamadığı bir dönemde tüm bu istikrarsızlıklara karşı yegane güvence ise NATO’nun caydırıcılığıdır. Ancak caydırıcılığı sınamanın da bedelleri var. Ayrıca ABD politikası Asya’ya dönüş yolunda belirsizliklerini korumaya devam ediyor. Bu nedenle Rusya ve Avrupa güvenlik kurumları arasında stratejik bir diyalog ve olursa bir müzakere sürecinin başlaması Avrupalılar açısından önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.

MOSKOVA 'YUMUŞAK BİR YALTA' HAYAL ETTİ!

Korkmaz, "Cenevre toplantısı öncesi Avrupalıların beklentilerini gölgeleyen iki husus vardı. Bunlardan ilki Cenevre’de başlayan süreçte Kremlin yönetiminin iki taslak belgede duyurduğu taleplerin açık ve kapalı bir biçimde gündeme gelmesi. Bu taslak belgeler NATO’nun açık kapı politikasını sınırlıyor ve Ukrayna, Doğu Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya’da İttifak’ın askeri faaliyetlerini durdurmasını talep ediyordu. Bu talepler dillendirildiğinde Moskova’nın “yumuşak bir Yalta” arzu ettiği, bunu da Ukrayna’nın ve Avrupa’nın istikrarı üzerinden sınamalar yaparak Washington ile direkt müzakerelerle elde etmek istediği yorumcular tarafından söylenmişti. Sırf bu yorumlar bile Avrupalıların canını sıkabilecek minvalde zira Moskova’nın taleplerinin NATO’nun caydırıcılığı açısından oluşturabileceği sınırlamanın ötesinde Avrupa güvenliğinin kaderinin Avrupalılar ile müzakere edilmeden çizilmesini de ima ediyor. Biden yönetimi daha önce yaşanan yanlış anlamaların önlenmesi için Cenevre öncesi ve sonrasında NATO ve Avrupalı müttefiklerle sürekli istişarelerde bulunduğunu söyledi. İkinci husus Cenevre’den Ukrayna ve ötesinde tarafların pozisyonu ile ilgili bir değişiklik beklenmemesi. Dolayısıyla Avrupa’nın istikrarına yönelik baskı ortadan kalkacak gibi gözükmüyor." dedi.

TARAFLAR BİRBİRİNE GÜVENMİYOR!

Vişne Korkmaz, "Cenevre sonrası iki ülke dışişleri yetkililerinin yaptıkları açıklamalara baktığımızda taraflar birbirlerine güvenmemekle beraber bazı güven artırıcı önlemlere de yeşil ışık yakabileceklerini gösterdiler. Bu, özellikle Avrupa’nın güvenliğini etkileyen silahsızlanma anlaşmalarının işlemez hale gelmesinden endişe duyan Avrupalılar için önemli bir husus. Örneğin “INF konusunda taraflar olumlu bir adım atabilirler mi?” diye çeşitli mecralarda soru sorulduğunu görüyoruz. Ancak silahsızlanma anlaşmalarının geleceği konusunda masaya oturulursa tarafların zihninde sadece Avrupa’nın güvenliği ve Rusya-ABD rekabetinin olmayacağını da unutmamak gerekiyor. Zira ABD bu tür stratejik adımlarını Asya Pasifik’in bundan nasıl etkileyeceğini ve Çin’in silahlanma potansiyelini düşünmeden atmıyor." açıklamasında bulundu.

"KARŞILIKLI TEHDİT ALGISI ARTIYOR"

Araştırmacı Rıfat Öncel'de "NATO-Rusya görüşmeleri ve silahlanmanın kontrolü" başlıklı analizinde, "NATO-Rusya görüşmeleri henüz anlamlı sayılabilecek bir başarı elde edememiş olsa da silahların kontrolü hususu gittikçe tırmanmakta olan gerilimle alakalı ilerleme sağlanmasında potansiyel bir ilk adım olarak ortaya çıkmıştır. ABD, Rusya ve NATO ilkesel olarak saldırı füzelerinin sayısını ve konuşlandırılmasını sınırlayacak yeni bir anlaşma ve ilgili doğrulama mekanizmalarının oluşturulmasını arzu ettiklerini öne sürmekteler. Bu nedenle Donald Trump yönetiminin silah kontrol anlaşmalarına karşı düşmanca tutumundan sonra günümüzde yeni anlaşmaların ulaşılabilir olabileceğine dair yeniden ortaya çıkan bir ihtimal bulunmaktadır. Bununla birlikte Rusya’nın güvenlik konularıyla alakalı önerilerinin kapsamı göz önüne alındığında yeni bir silah sınırlaması anlaşmasına varılması, Ukrayna ve Avrupa’nın geri kalanını ilgilendiren tüm meselelere bir cevap teşkil etmekten ziyade, ilk olarak sadece güven artırıcı bir tedbir vazifesi görecektir." dedi.

"Rusya’nın güvenlikle alakalı olarak NATO’dan beklentileri İttifak’ın güç projeksiyonunda köklü bir değişiklik ve ABD’nin Doğu Avrupa’ya yönelik güvenlik taahhütlerinde önemli bir azalma gerektirmektedir ki bu da bir bütün olarak NATO’nun varlık sebebine nihai bir darbe olacak ve ABD’nin güvenilirliğini yok edecektir." diyen Öncel, "Bu nedenle ABD, Rusya’nın taleplerini “başarısız” olarak nitelemiştir. Bu koşullar altında şu anda yürürlükten kaldırılmış olan INF Antlaşması gibi sınırlı bir anlaşmaya varılması bile pek mümkün görünmemektedir. ABD ve Rusya’nın antlaşmadan çekilmesinin ardından her iki ülke de antlaşma kapsamında daha önce yasaklanmış olan füzelerin geliştirilmesi ve konuşlandırılmasına yönelik çabalarını hızlandırmıştır. Benzer şekilde bazı NATO komutanlıklarının yeniden etkinleştirilmesi ve mevcut askeri tatbikatların yoğunlaştırılması nedenleriyle ilgili güç projeksiyonları önemli değişikliklere uğramıştır. Öte yandan hipersonik silahlar gibi gelişmekte olan yeni askeri teknolojiler sahadaki aktörlere önemli saldırı yetenekleri sağlayarak kötüleşen güvenlik durumunu daha da tehlikeye atmaktadır." açıklamasında bulundu.

Öncel, "Özetle gerek azalan taahhütler gerekse yeni silah teknolojileri yıllardır karşılıklı tehdit algılarını artırmaktadır. Soğuk Savaş sırasında hem siyasi iklimin uygunluğu hem de konuşlandırılan konvansiyonel ve nükleer füzelerin çoğunun lüzumsuzluğu nedeniyle silah kontrol anlaşmaları güven oluşturmakta yardımcı olmuştur. Ancak günümüzün jeopolitik dengesi yıllardır biriken güvenlik sorunlarından sonra ortaya çıkmış ve askeri teknoloji yarışında kıyasıya bir rekabete dayanmaktadır. Bu nedenle aktörler bir silah anlaşmasına varsalar bile bu anlaşma Rusya ile Batı arasındaki güvenlik sorunlarının ele alınmasında muhtemelen sınırlı bir araç olarak kalacaktır." değerlendirmelerinde bulundu.

KAYNAK : SETA
Etiketler
  Kaynak: haber7.com
  DİĞER MANŞET Haberleri
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 38 23 3 12 69 36 81 +33
2 Fenerbahçe 38 21 7 10 73 38 73 +35
3 Konyaspor 38 20 10 8 66 45 68 +21
4 Başakşehir FK 38 19 11 8 56 36 65 +20
5 Alanyaspor 38 19 12 7 67 58 64 +9
6 Beşiktaş 38 15 9 14 56 48 59 +8
7 Antalyaspor 38 16 11 11 54 47 59 +7
8 Fatih Karagümrük 38 16 13 9 47 52 57 -5
9 Adana Demirspor 38 15 13 10 60 47 55 +13
10 Sivasspor 38 14 12 12 52 50 54 +2
11 Kasımpaşa 38 15 15 8 67 57 53 +10
12 Hatayspor 38 15 15 8 56 60 53 -4
13 Galatasaray 38 14 14 10 51 53 52 -2
14 Kayserispor 38 12 15 11 54 61 47 -7
15 Gaziantep FK 38 12 16 10 48 56 46 -8
16 Giresunspor 38 12 17 9 41 47 45 -6
17 Çaykur Rizespor 38 10 22 6 44 71 36 -27
18 Altay 38 9 22 7 39 57 34 -18
19 Göztepe 38 7 24 7 40 77 28 -37
20 Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 27 71 20 -44
Takım O G M B A Y P AV
1 MKE Ankaragücü 36 21 8 7 56 31 70 +25
2 Ümraniyespor 36 21 8 7 64 37 70 +27
3 Bandırmaspor 36 19 12 5 56 34 62 +22
4 İstanbulspor 36 17 10 9 57 40 60 +17
5 BB Erzurumspor 36 16 10 10 55 44 58 +11
6 Eyüpspor 36 15 9 12 56 44 57 +12
7 Samsunspor 36 13 11 12 54 46 51 +8
8 Boluspor 36 14 14 8 42 44 50 -2
9 Manisa FK 36 14 15 7 45 44 49 +1
10 Tuzlaspor 36 13 13 10 45 44 49 +1
11 Denizlispor 36 14 15 7 46 50 49 -4
12 Keçiörengücü 36 13 14 9 45 47 48 -2
13 Gençlerbirliği 36 14 16 6 44 54 48 -10
14 Adanaspor 36 12 15 9 40 44 45 -4
15 Altınordu 36 14 19 3 45 62 45 -17
16 Kocaelispor 36 12 16 8 40 49 44 -9
17 Bursaspor 36 12 16 8 43 53 44 -10
18 Menemenspor 36 8 14 14 42 57 38 -15
19 Balıkesirspor 36 3 30 3 26 77 12 -51
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/05/2022 Hatayspor 4 - 1 Giresunspor
 22/05/2022 Adana Demirspor 7 - 0 Göztepe
 22/05/2022 Fatih Karagümrük 0 - 1 Alanyaspor
 22/05/2022 Başakşehir FK 3 - 1 Trabzonspor
 21/05/2022 Beşiktaş 1 - 1 Konyaspor
 21/05/2022 Yeni Malatyaspor 0 - 5 Fenerbahçe
 21/05/2022 Altay 2 - 4 Kasımpaşa
 21/05/2022 Sivasspor 2 - 1 Kayserispor
 20/05/2022 Antalyaspor 1 - 1 Galatasaray
 20/05/2022 Gaziantep FK 2 - 0 Çaykur Rizespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/05/2022 Bursaspor 1 - 0 Menemenspor
 21/05/2022 Kocaelispor 4 - 1 Adanaspor
 21/05/2022 Gençlerbirliği 2 - 4 Ümraniyespor
 21/05/2022 Keçiörengücü 1 - 2 MKE Ankaragücü
 20/05/2022 Denizlispor 4 - 0 BB Erzurumspor
 20/05/2022 İstanbulspor 0 - 0 Bandırmaspor
 20/05/2022 Balıkesirspor 0 - 3 Eyüpspor
 20/05/2022 Tuzlaspor 2 - 4 Samsunspor
 20/05/2022 Boluspor 2 - 1 Altınordu
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/05/2022 Somaspor 0 - 0 İnegölspor
 07/05/2022 Bodrumspor 1 - 2 Adıyaman FK
 07/05/2022 Van Spor FK 4 - 2 Niğde Anadolu FK
 07/05/2022 Sivas Belediyespor 1 - 0 Sakaryaspor
 07/05/2022 Çorum FK 3 - 2 Afjet Afyonspor
 07/05/2022 Bayburt Özel İdare Spor 1 - 0 Ergene Velimeşe
 07/05/2022 Sarıyer 3 - 1 Diyarbekir Spor
 07/05/2022 Ankaraspor 0 - 0 1461 Trabzon FK
 07/05/2022 Kahramanmaraşspor 0 - 1 Turgutluspor
 07/05/2022 Serik Belediyespor 1 - 0 Etimesgut Belediyespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/05/2022 Elazığspor 1 - 0 Fatsa Belediyespor
 07/05/2022 Kahta 02 Spor 6 - 0 Başkent Gözgözler Akademi FK
 07/05/2022 Nevşehir Belediyespor 3 - 3 Bergama Belediyespor
 07/05/2022 Batman Petrolspor 2 - 1 Arnavutköy Belediye
 07/05/2022 Sancaktepe FK 0 - 2 Artvin Hopaspor
 07/05/2022 Hendek Spor 0 - 1 Bursa Yıldırımspor
 07/05/2022 1954 Kelkit Bld.Spor 0 - 2 Karaman Futbol Kulübü
 07/05/2022 Çatalcaspor 1 - 0 Osmaniyespor FK
 07/05/2022 Erbaaspor 1 - 4 Belediye Kütahyaspor
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI