Karahasanoğlu'ndan Bülent Arınç'a hodri meydan

Yeni Akit Yazarı Karahasanoğlu, AK Parti karşıtı söylemlerle gündeme gelen Bülent Arınç'a hodri meydan çağrısı yaptı. Karahasanoğlu, Arınç'ın CHP'ye tek kelime etmemesine tepki gösterdi.
 Tarih: 24-05-2022 13:00:00
Karahasanoğlu'ndan Bülent Arınç'a hodri meydan

Yeni Akit Yazarı Ali Karahasanoğlu, AK Parti karşıtı söylemleriyle gündeme gelen Bülent Arınç'ı eleştirdi. Arınç'a hodri meydan çağrısında bulunan Karahasanoğlu, "CHP’liler bu ülkenin namuslu insanlarına küfür etsinler, hakaret etsinler, iftira etsinler, biz onlara itiraz edince “trol” olalım.. Sonra da, Bülent beyden “kavl-ı leyyin” nasihati alalım.. Ben varım.. Kavl-ı leyyin ile konuşalım.. İnancımızın gereği budur.. Ama, “O... Ç...” diyenlere Bülent Arınç sahip çıkmayacak.. Söz mü Bülent bey" ifadelerini kullandı. 

Bülent Arınç, hükümeti yine hedef tahtasına koydu! AK Partilileri kızdıracak paylaşım

Bülent Arınç şaşırtmadı! Yine muhalefetin yanında saf tuttu!

Karahasanoğlu'nun, "Kavl-i leyyin tavsiyesi yapan “Bunlar trol” ile söze başlarsa!" başlıklı yazısı şöyle:

Yeni bir uyanık bilgelik peydah oldu..

Kendilerini çok akıllı sanıyorlar..

Mesajı veriyorlar..

“Golü attık, şahane idi” diyorlar..

İlkesizliğin, yanar dönerliğin kralına imza atmışlar, ama kimsenin işin farkına varmadığını sanıyorlar..

Eleştirdiğimiz kişilerin yaptığı gibi, imalı, üstü kapalı ifadelerle yetinmeyeceğimi tahmin ediyorsunuzdur..

Muhatabımız Bülent Arınç..

Kendisi AK Parti kadroları içinde TBMM Başkanı olmuş.

Başbakan Yardımcısı olmuş.

Oğlu, kendisinin kontenjanından halen AK Parti’de milletvekili..

Ama onun eleştirilerinin hemen tamamı, AK Parti’ye..

Karşısındaki CHP’ye tek kelime ile itiraz yok..

Sanırsınız ki, pir-ü pak bir CHP var..

Bir de karşısında, her türlü yanlışı yapan AK Parti var..

Ya sabahtan akşama kadar Sözcü okuyor, Halktv seyrediyor, dolayısı ile beyni onlar gibi çalışmaya başlamış.

Ya da tilkilere taş çıkaracak uyanıklıklarla halkı aldatmaya kendisini odaklamış..

Bülent beyin söylemini aktarmadan önce, kendisini o tilkiliğe nasıl kaptırdığını ispat açısından şu sözlerini aktarayım:

“AK Parti’den tepki görmüyorum. Tepki gösterenler 3-5 kişi. Bunlar troldür. Onların esamesi bile okunmaz. 4’ünü, 5’ini, 10’unu toplasanız 1 gram etmezler. Ama sessiz çoğunluk, AK Parti’nin tabanı ‘Allah senden razı olsun, sen olmasan bunları kim söyleyecek, konuşacak. Senin isminle esnafa halka gidiyoruz. Onlar da iyi ki Bülent Bey konuşuyor’ diyorlar. Dolayısıyla görünür görünmez büyük bir çoğunluktan dua, destek alıyorum.”

Ben de Arınç’a hodri meydan diyorum..

Bir zamanlar FETÖ’cülere haksızlık edildiğini iddia ederek, “Evime temizlik yapmaya gelen bir daire başkanı kadını gördükçe, (..) ben yerin dibine geçiyorum. (...) Bir benzinlikte pompa tutan bir Danıştay üyesini gördükçe acı duyuyorum. (...) Bütün bunlar oluyor” demişti..

“Evine temizlik işlerine gelen daire başkanını göster” demiştik..

“Pompacılık yapan Danıştay üyesini göster” demiştik..

Duymazlıktan gelmişti..

Ama biz kendisine, o FETÖ’cülerin, soru çalarak oturdukları daire başkanlıklarını, örgüte bağlılığı sebebi ile seçtikleri Danıştay üyelerini göstermiştik.

İşadamlarına şantaj için, yüksek mahkemede bir gün verdikleri kararı, Pensilvanya’dan gelen emirle ertesi günü nasıl değiştirdiklerini göstermiştik..

Ama Bülent Arınç rahat..

Kendinden emin.

Yalanlarını, algı operasyonunu sürdürüyor..

“AK Parti’nin tabanı bana ‘Allah razı olsun’ diyor” sözlerini okuduğumda..

Şimdi kendisine “Onlardan üç kişi göster” desem..

Şirinlik yaptığı CHP’nin mitingindeki alkol masasından kalkmayıp, “Yırtık terlikle geziyorum” diyen CHP’lilerden birkaç tane adamı, bana AK Parti tabanı diye göstermeye kalkabilir..

Onlara “Biz 20 yıldır AK Parti’ye oy veriyorduk abi” de dedirtebilir..

Ama yalanları, sabahtan akşama kalmadan ortaya çıkar..

Ya “Sözcü okuyor, Halktv izliyor, kafayı öyle dizayn etmiş, ya da tilkilik peşinde” dedim..

Sabahtan akşama kadar Sözcü okuyup okumadığını, Halktv izleyip izlemediğini kendisi açıklasın..

Ama “Tilkilik” isnadımı ben ispatlayayım..

Somut örneklerimi vereyim..

Bülent bey, geçen haftaki yazımızdaki kendisine yönelik eleştirilerimizin mürekkebi kurumadan..

Soldan çarklı bir internet sitesine, eski yıllarda FETÖ’cü medya kuruluşlarıyla ismi anılan, ama bir şekilde kendisini o soruşturmalardan sıyıran (Kim bilir belki Bülent abisi kurtarmıştır) bir kişiye röportaj vermiş..

Bakın ne kadar net, ne kadar kesin bir fotoğraf karşınızda..

Şu ifadeler Bülent beye ait:

“Bugün maalesef çok önemli kelimeler çok önemsiz ve özensiz bir şekilde kullanılıyor.”

Özensiz kullanıldığını iddia ettiği kelimelere bakınca.. 

Hedefin kim olduğunu şıppadanak anlıyorsunuz..

“Şerefsiz, ahlaksız, haysiyetsiz, çamur..”

Dürüst bir siyasetçi olsa.

Bu tür kelimelerin kullanılmasından rahatsız olan, duyarlı bir insan olsa..

Siyasetçilere abilik yapmak üzere, objektif bir zaviyeden bakarak, bunu dillendirmiş olsa..

Canım kurban.. Ama ifadelere bakın.

Hep, AK Partili siyasetçilerin, yaşadıkları haksızlıklar karşısında dayanamayarak isyan modunda haykırdıkları ifadeler..

Bülent bey diyebilir ki, “Ne haksızlık yaşarlarsa yaşasınlar.. Benim önerim, güzel kelimelerle siyaset yapmaları!”

Bu hatırlatmaya da saygı duyarım..

Ama samimi olmak şartı ile..

Bülent bey bu açıklamasının devamında, hedefinin AK Parti olduğunu netleştirecek şekilde, “Millet İttifakı” blokunun ismini de anarak, onlara yönelik eleştirileri mahkum etmeye kalkarsan..

“Bir ittifak kurmak, isim koymak haktır. Bir taraf cumhur, diğer taraf millet adını almış. Sen, ‘millet değil zilletsin’ dediğin zaman en az 20 milyon insanın, ’neden bize böyle diyorsun, bizim neremiz zillet’ diye buna karşı çıkma hakkı olur” dersen..

“Hain, alçak, zillet gibi sözcükler siyasetçinin lügatinden çıkmalı” dersen..

Ama bunları söylerken..

Millet İttifakı’nın sözcülerinin sık sık dile getirdiği “5’li çete” tanımını zikretmezsen..

“Hırsız” iftirasının yakışıksızlığını hatırlatmazsan..

Aldığı ceza üzerine, hemen savunmaya kalktığın Canan Kaftancıoğlu’nun “O.. Ç... Tayyip” ifadesine tek kelime etmezsen..

Yalan olduğunu bile bile, “Palet fabrikasını kaça sattın?” şeklinde ahlaksız ifadelere ses etmezsen..

“Katil”, “Seri katil”, “havuz medyası”, “askeri eğitim kamplarında suikast hazırlığı”, “Katar katar sattılar”, “Katarlılar tıp fakültelerine sınavsız girecek”, “milletin anasını belleyenlerin adayı”, “(AK Partili bir kadın bakan için söylüyor) bakan birilerinin önüne yatmış”, “Erdoğan’ın İsrail versiyonu olan, Benyamin Netanyahu” ve daha nice hakaret sözcükleri için, Bülent Arınç’ın tek itirazı yok..

“Ben hepsine karşı çıkıyorum” demesin Bülent bey..

Karşı çıktıklarını söylemiş.

Hepsi, AK Partililerin eleştirileri..

Ve Bülent Arınç’ın samimiyetsizliğinin en net delilini de vereyim.

Belki bir özeleştiri yapıp, “Kibrim, aklımın önüne geçmiş. Bu sözleri nasıl ettim” der..

Nedir o net delil?

Dervişlik tavsiyesinde bulunarak, bize “kavl-i leyyin (güzel söz)” önerisinde bulunan Bülent beyin, kendisini eleştirenler için sarf ettiği niteleme:

“Bunlar trol”..

CHP’liler bu ülkenin namuslu insanlarına küfür etsinler, hakaret etsinler, iftira etsinler, biz onlara itiraz edince “trol” olalım..

Sonra da, Bülent beyden “kavl-ı leyyin” nasihati alalım..

Ben varım.. Kavl-ı leyyin ile konuşalım..

İnancımızın gereği budur..

Ama, “O... Ç...” diyenlere Bülent Arınç sahip çıkmayacak..

Söz mü Bülent bey..

KAYNAK : YENİ AKİT GAZETESİ
Etiketler
  Kaynak: haber7.com
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER MANŞET Haberleri
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI